3 Nisan 2025 04:34

Bugünler cesaretimizi ve umudumuzu artırıyor

Mücadeleci, sınıftan yana sendikacılar, tarihsel rolünü oynaması için işçi sınıfına yardım etmelidir. Hareketi tabandan örgütleyerek sendikalar buna zorlanmalıdır.

Bugünler cesaretimizi ve umudumuzu artırıyor

Fotoğraf: Gözde Meydan/Evrensel

Birgül Kaya
İzmir

Ekrem İmamoğlu’nun önce diplomasının iptal edilmesi, ardından gözaltına alınıp tutuklanması adeta bardağı taşıran son damla oldu. Emekçiler ve onların çocukları sokaklara döküldü.

Sermaye, en sadık iş birlikçisi AKP ve Cumhur İttifakı eliyle emekçilere karşı en saldırgan ekonomik, sosyal ve siyasal politikalarını hayata geçirdi, geçiriyor. Ülke işçiler, emekçiler, kadınlar ve gençler için her bakımdan zindan haline getirildi. Özelleştirmelerle sadece işçiler sendikasız ve güvencesiz çalışmaya mahkum edilmekle kalmadı, yaratılmış tüm değerler sermayeye peşkeş çekildi, çekiliyor. Doğa talan ediliyor. MESEM’li çocuklar da dahil işçiler iş cinayetlerinde birer, ikişer ya da toplu katlediliyor. Her gün 3-5 kadın hunharca öldürülüyor. Eğitim gericileştirilerek tarikatlara teslim ediliyor. Sağlık özelleştiriliyor. Sağlıkta “çeteler” cirit atıyor. Grevler erteleme adı altında yasaklanıyor, sendikasız çalışma, güvencesiz çalışma yaygınlaştırılıyor. Asgari ücret açlık sınırının altında ve asgari ücretle çalışanların sayısı, toplam çalışanlara yüzde 45 yaklaşmış durumda. Emekliler ölüme terk edildi. Yasaklar her alanda. Sosyal medyada bir şey mi söyledin hemen soruşturma... Gösteri hakkı, haber alma hakkı engelleniyor. Gazeteciler hapse atılıyor. Belediyelere, üniversitelere kayyımlar atanıyor. Meslek örgütlerinin yönetimleri görevden alınıyor. Daha burada sayamayacağımız nice antidemokratik uygulamalar, ekonomik saldırılar. Kısacası ülke sermaye için dikensiz gül bahçesi haline getirilmek isteniyor.

İşte bütün bunların ardından İmamoğlu bardağı taşıran son damla oldu. Yaşlısı genci, kadını erkeği sokakları doldurdu. Burada üniversite gençliğinin mücadelesinin altını çizmek gerekir. Ama Evrensel gazetesinden takip ettiğim kadarıyla işçi gençlik ve işçiler de eylemlere katılmakta.

Bütün bu eylemler sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediyesine kayyım atanamadı.

Ancak işçilerin, emekçilerin en acil taleplerini elde edebilmesi için genel grev aracını kullanması gerektiği bu gazetede çokça yazıldı. Ben emekli bir kadın olarak, yıllarca emek vermiş bir kamu emekçisi emeklisi olarak bütün dürüst, namuslu, mücadeleci, sınıftan yana sendikacılardan bunu bekliyorum. Gözüm, kulağım, umudum işçi sınıfındadır. Mücadeleci, sınıftan yana sendikacılar, tarihsel rolünü oynaması için işçi sınıfına yardım etmelidir. Hareketi tabandan örgütleyerek sendikalar buna zorlanmalıdır. ‘89 Bahar Eylemleri tabandan örgütlenmişti. Eğer işçi sınıfı, sınıf olarak sürece müdahale ederse sadece en asgari taleplerini elde etmesinin yollarını açmayacak, eylemlere kendi rengini vererek eylemlerin doğru rotaya girmesini sağlayacak, ırkçı, şoven, lümpen eğilimlerinde önünü kesmiş olacaktır.

Öyleyse haydi taleplerimiz için genel grev, genel direnişe!

Evrensel'i Takip Et